Anna Maria Corazza Bildt, Türkiye’yi ,’’ AB’de görmek istiyoruz’’ dedi.
Anna Maria, Halklar yaşanmış tarihe saygı duymalıdırlar.
1-Bu yıl İsveç iki seçimi bir arada yapacak, hangisi daha önemli İsveç için ?
Her iki parlemento da önemli İsveç için, iş, ekonomi, güven, güvenlik ve eğitim bunları düzenlemek eşit oranda kullandırmak ve yararlandırmaktır parlementoların görevi İsveç Meclisinin görevi içerde, Avrupa Parlementosunun görevi ise, üye olan tüm ülkelerde yukarıda saydığımız kriterleri yaygınlaştırmaktır. Seçimin yapıldığı gün halk için önemli bir gündür.
2-AB dördüncü büyük güç olma yolunda ama ortak kararlar alamıyor bir çok konuda örneğin Suriye’de yaşananlar konusunda . Katılırmısınız ?
Avrupa Birliği büyük bir ekonomik güçtür aynı zamanda güvenliği sağlamakta da söz sahibidir. AB dışişleri bakanlarının ortak politikası özgür ve bağımsız politikalar izlemek üzere anlaşırlar güçlü kararlar alırlar. Suriye’de büyük bir trajedi yaşanmaktadır ben kendim Bosna ve balkan savaşlarında yaşadım. Güvenlik Konseyi bu konuda çözüm üretemez duruma düştü çok büyük problemlere yol açtı. Dünya ülkeleri ortak bir karara alamadılar.
3-AB’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
Ben inanıyorum ki halktan, insanlardan, kadınlardan ve işadamlarından destek buldukca güçlenerek ve işbirliği sayesinde gelişecektir. Amaç alış-verişlerde bürokrasiyi daha aza indirgemek az işlem çok ticaret pazarı daha da geliştirecektir. Son dşnemde çok iyi gelişmeler yaşandı ortak kararlar alındı. Gelişmeler Avrupanın ortak kararlar almasını kolaylaştıracaktır.
4- Türkiye üyelik başvurusunu 1963 yılında yaptı. 51 yıl beklemesine rağmen üyeliği kabul görmedi. Ne zaman üye olacak ? Ne yapması gerekiyor ki alınsın, bu konuda ki düşünceleriniz nedir ?
Umarım Türkiye AB’ye kısa zamanda alınır. İyi bir katılımcı, güçlü bir üye olacaktır. Kopenhag kriterlerinin tümünü yerine getirir ve basın alanında ki düzenlemeler çok önemli. Türk Halkının tamamı aynı haklara sahiptir. Sosyal medya alanında ki yasakların kalkması bir başka önemli konudur. Bir çok başlığın açılarak görüşmeleri tamamlanır diye düşünüyorum. Türkiye gittikce yakınlaşıyor, zamanda önemli tabi.
5- Türk halkının desteği gittikce azalıyor,başlangıçta % 80’lere varan bir desteğe sahipken şimdilerde bu destek yaklaşık % 50’lere geriledi. Bu gerileme ne içeriyor ?
Bu sonuç tabi ki üzücü ama demokratik ülkelerde halkın desteği önemlidir. Bu karar da en önemli rolü vize yasaklarının rol aldığını biliyorum. Vize problemi bir an önce çözülmelidir. Sadece öğrencilere işadamlarına değil herkesi kapsamalıdır.Bunun için çabalayanların baında geliyorum. Türkiye üzerinden gelen mülteciler sorunu da bir başka konudur. Bu da bir an önce çözülmesi gereken konudur. Şirketlerin işbirliği artırılmalı bu yolla sorunları aşmamız daha da kolaylaşacaktır. Özellikle İşkadınlarının sayısının artması ilişkileri artmasına yol açacaktır. Tekstil ve yemek iş kollarında kadın işverenlerin sayısı sadece İstanbul’da değil tüm Anadoluda artmalıdır.
6-Birçok insan Türkiye müslüman bir ülke olduğu için AB’ye alınmayacaktır. Almanya’nın tutumu da bunu göstermektedir şeklinde yorumluyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz ?
Din bir sorun değildir. Türkiye dini inançlarına sahip olacaktır. Hükümetle din arasındaki farklılık gözetilmelidir. Türkiyenin katkılarına tüm Avrupanın ihtiyacı var. Türkiye aynı zamanda orta doğu ülkeleri ile Avrupa arasına bir köprü görevi yapmaktadır. Avrupanın açılan kapısı durumundadır.
7-AB, hükümetin kararlarını cezalandırıken aslında Türk halkını cezalandırmış olmuyor mu ? Ortak değerlerin kullanımı sözkonusu ise bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz ?
Cezalandırma değil görüşmelerin uzaması diyelim bu konuya, Türk hükümeti yeni reformlarla geldikce bu kaçınılmaz çözümler üretecektir. Ama Kopenhag kriterlerini yerine getirmesi istenmektedir. Bana göre Türkiye bu konuda yeterli girişimlerde bulunmaktadır. Irkçılık, hakların dağıtımı gibi konularda önemli görülmektedir. Türkiye bu konularda gelişmeler yaşamaktadır. Twitter ve Youtub’un kapatılması bizleri üzmüştür. Bu konular diyalogla çözülebilir. Avrupanın standardı tüm ülkeler için aynıdır.
8- Türkleri ve Türkiye’yi, ne kadar tanıyorsunuz ?
Türkiye’yi çok seviyorum senede en az 3 kez İstanbul, Ankara gidip geliyorum. Turist olarak da gittim. Denizini, özellikle mavi Turu unutamıyorum. Türk Kültürünü Bosna’da bulunduğum sırada tanımaya başladım. Baklavayı orada tanıdım. Sarayevo’da çok şey öğrendim. Türkiye’nin Tarihini okudum. İstanbul’un ayrı bir yeri var bende.Türkler Avrupa ülkelerine uyum sağlayan grupların başında geliyor. Bir çok iş kolunda faaliyet gösteriyorlar. Mesela Tensta’dan Hasan çok güzel pizza yapıyor. Türkiye’den gelen gruplar, İsveç’e en iyi uyum sağlayanlar arasında yer alıyor.
9-Partinizden neden bir Türk aday çıkarmadınız ?
Türk kökenli Sedat Doğru var aramızda geçen dönem milletvekilimiz olarak görev yaptı. Gayet iyi çalışmalarda bulundu. Görevini Belediye’de sürdürecek önümüzdeki dönemde. Türk kökenlilere hoşgeldiniz demek istiyoruz. Türk gençlerine kapımız açık. Birkez de sizin aracaılığınızla davet ediyorum.
10- Türkler 2010 yılında İsveç Meclisinin aldığı kararı protesto amaçlı, Moderat Partiye bir destek derneği oluşturdular. Siz İsveç Parlementosunun bu kararı hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Bana göre Parlementolar tarihi Politize etmemelidirler. Yoksa herkesin tarihiyle savaşması gerekir. Tüm Avrupa ülkeleri arasında ayrımcılığa neden olabilir. Halkı kırmızılar veya maviler diye ayrıştırmak kimseye yarar getirmeyecek aksine sorunlar yaratacaktır. Sorunlar çözülmez hal alacaktır. Diyalog yoluyla çözüleceğine inanıyorum. Hatta ortak tarih yazabileceklerini düşünüyorum. Halklar yaşanmış tarihe saygı duymalıdırlar.




